rss
twitter
    Find out what I'm doing, Follow Me :)

IE8 yayına hazır


Microsoft, Internet Explorer 8'in ilk "Yayın adayı" ("Release Candidate") sürümünü indirilmeye açtı.


Microsoft, Windows 7'nin piyasaya çıkışında gösterdiği eliçabukluğu, yazılımın belkemiğini oluşturan Internet Explorer 8 konusunda da göstermeye başlıyor. Neredeyse bir yıldır ayak sürüyen tarayıcı, ilk "Yayın adayı" ("Release Candidate") sürümü ile karşımızda.

Web'i yıllar yılı kendi etrafında şekillendiren Internet Explorer, ilk defa 8 sürümüyle genel HTML uyumlu olarak çalışacak. Ancak söz konusu olan ne de olsa IE olduğu için, web geliştiricilerin tarayıcıya uygun bazı HTML etiketleri yazması gerektiği açıklanmış, bu da yazılımın çeşitli beta sürümlerinin siteleri düzgün görüntüleyemeyerek saç baş yoldurmasına sebep olmuştu. Yayın adayı sürümünü inceleyenlerin çoğunluğu ise, IE 8'in çoğunlukla uyumluluk sorunu çıkarmadığını, "Uyumluluk Kipi"ne ihtiyaç duymadan internetlerde sekebildiğini belirtiyor. IE8 geliştirme takımı yöneticisi Dean Hachamovitch de, son sürümün yayın adayı gibi davranmasının beklenmesi gerektiğini duyuruyor.

Ancak, IE8 yayın adayı sürümünün Acid3 testinden 100 üstünden 20 alarak çok fena sınıfta kalmış olması, tarayıcının yine sorunlarla piyasaya sürüleceği konusunda şüphe uyandırıyor.

(Internet Explorer 8 Release Candidate 1'i indirin)

Google peşimizde


Google, dileyenin konumunu Google Maps üzerinde sergileyebilmesini sağlayan mobil hizmeti Latitude'u başlattı.

Google yine ilk bakışta faydalı gelen, daha sonra korkutan, sonunda da "Reklam gelirlerini dozer kepçesiyle götüreceksiniz, çakallar," dedirten bir uygulamayla karşımızda.
Google Maps'in mobil sürümüne dahil olan Latitude isimli hizmet, kullanıcının o an bulunduğu konumu, seçtiği bağlantılarına bir Google haritası üstünde gösteriyor. Evet, zaten arama sonuçları ve RSS okuyucu sayesinde nelerle ilgilendiğinizi, takvim sayesinde randevularınıza kadar hayatınızı bilen, Gmail sağolsun tüm özel konuşmalarınızı okuyan Google, artık GPS teknolojisi ve baz istasyonları sayesinde nerede olduğunuzu da bilecek.

Tabii esasen olay tam böyle değil. Kullanıcının, yerinin Latitude'da ifşa edilmesine izin vermesi gerek, kimlerin görüntüleyebileceğini de kendisi belirliyor. Görmesine izin verilen kişilerin konumu da kullanıcıya otomatik olarak görünmüyor; yani kendini göstermeye meraklı olanları Büyük Birader edasıyla gözetlemek mümkün. Google, son güncellemeden başkaca hiçbir konum bilgisini saklamadığını iddia ediyor, ancak bu kadar bilgiyle bile yapılabilecek hayli çok şey var. Ayrıca konum güncellemelerinin Gtalk durum mesajlarıyla eşlenebileceği belirtiliyor ki, bu da sadece Gtalk listesiyle sınırlı olsa da bir sürü insanın kişinin yerinden an an haberdar olması anlamına geliyor.

Latitude'a cep telefonundan google.com/latitude mobil sitesi vasıtasıyla ulaşılabiliyor, bilgisayarda kullanmak içinse iGoogle'a da eklenebiliyor.

Latitude henüz Türkiye'de çalışmıyor, ama ne gam! Bizim zaten "Avea KimNerede"miz var!

Google çocuğunuzun nerede olduğunu söylesin!



İnternet arama motoru Google, yeni bir program ile cep telefonu haritasından aranılan kişilerin bulunmasına yardımcı olacak.

Google tarafından hazırlanan yeni program, ailelerin, çocuklarının yerini, internet üzerinden, cep telefonu ya da diğer mobil iletişim araçları vasıtasıyla tespit edilmesine imkan sağlayacak.

Herhangi birini arayan kişi, Google haritası üzerinden, ilgili kişinin cep telefonu ile bağlantı kurarak, aranan kişinin yerinin tam yerini otomatik olarak bulabilecek.

Bu yeni programın, özellikle ailelerin çocuklarını takibinde yararlı olacağı belirtiliyor.

Güney Kore uçar gider

Güney Kore, 3 yıl içerisinde kablolu internet bağlantısı hızını ortalama 1 Gigabit'e, kablosuz bağlantı hızını ise 10 Megabit'e çıkaracak.



Bilgisayar oyunu sevgisiyle bildiğimiz Güney Kore'nin, 2012'de bütün internet kullanıcılarına nal toplatacağı söyleniyor. Zira bu tarihte, ülkedeki internet hızı şimdikinin 10 katına çıkacak.

Bağlantı hızlarının, en azından büyük şehirlerde, kablosuz bağlantılar için ortalama 10 megabit, kablolu bağlantılar içinse ortalama 1 Gigabit'e çıkarılmasına çalışılıyor. Küçük şehir ve kırsal alanlarda ise 50-100 megabitlik hız yakalanmaya çalışıyor. 1 Gigabitlik bağlantı ile 120 dakikalık bir film neredeyse film arası kadar bir sürede, 12 dakikada indirilebiliyor (bu haberin yazıldığı bilgisayar ise, FTP yüklemelerinin rahat yapılabilmesi için sağlanmış 6 Megabitlik "hızlı" bir bağlantıyla internete erişiyor).

Kore hükumeti ve iletişim sektörü, projeye 34 trilyon won (yaklaşık 40 milyar TL) yatırım yapacak. Hamlenin amacı, kullanıcılara, IPTV gibi web tabanlı hizmetlere kesintisiz, akıcı erişim sağlamak.

Hindistan'dan 16 liralık dizüstü!

Hindistan, 16 YTL'ye malettiğini iddia ettiği ve üniversite öğrencilerine vereceği "Sakşat" ("Gözlerinin önünde") adlı dizüstü bilgisayarı bugün tanıtıyor.




Hindistan, yapımının 500 rupiye (16 lira) malolduğu iddia edilen inanılmaz dizüstü bilgisayarı "Sakşat"ı ("Gözlerinin önünde") bugün dünya aleme gösteriyor.

Üniverste öğrencilerine ve akademisyenlere tasarlatıldığı için bu kadar ucuz olduğu belirtilen Sakşat'ın yapım maliyetinin şimdilik 1000 rupi (32 lira) olduğu, ancak seri üretime geçince 500 rupiye düşeceği açıklanıyor. Özellikleri arasında 2 GB bellek ve kablosuz internet erişimi sayılıyor. Böylelikle Hindistan'ın yine bu sıralar başlatacağı "Yurt çapında kablosuz internet" seferberliğinden de sebeplenecek. Ancak, maliyeti düşük tutmak için pek tabii Microsoft ürünleri kullanamayacak.

Sakşat'ın en önemli amacı, ülkedeki üniversite öğrencisi oranını artırmak. Ülkenin 46 milyar rupilik (1.5 milyar lira) eğitim yatırımının bir parçası olan cihaz, elektronik bültenlere erişmeleri ve video konferansı yoluyla verilen derslere katılmaları, ders materyallerine erişmeleri ve uzmanların yardımından faydalanablmeleri için öğrencilere dağıtılacak. Ülkenin bazı ders kitabı yayımcılarının da, kitapların çeşitli bölümlerini bilgisayarların kullanacağı ağa yüklemeyi vaad ettiği açıklanıyor.

Ancak dünyanın Batı tarafları, cihazın fiyatına şüpheli bakıyor. Uzmanlar "20 dolara dizüstü ekranı bile yapılmaz, Hindistan bu kadar gelişkin bir donanım üreticisiyse bunu bizden nasıl sakladı?" diyor. Teknoloji basını ise cihazın "muhtemelen hesap makinesinden bozma bir şey" olduğunu söyleyerek "Eğer bu fiyata bilgisayar üretmek mümkünse, ya bilgisayar endüstrisinin geri kalanı çok beceriksiz, ya da bizi çok fena kazıklıyorlar," şeklinde beyanatlar veriyor. Ancak Hindistan'ın ucuz şeyler yapma konusunda iyi bir şöhreti var: Geçtiğimiz yıl, "Halkın arabası" olarak satışa çıkan 2000 dolarlık Tata Nano'yu da yapmayı başardılar.

Öte yandan, Sakşat'ın fiyatı konusunda hafif bir karışıklık da yok değil: Geliştirildiği geçtiğimiz yıl sonunda açıklanan Sakşat'ın fiyatı bültende 10 dolar (500 rupi) olarak açıklanmış, ancak daha sonra bir yazım yanlışı olduğu söylenmiş ve fiyat 100 dolar olarak düzeltilmişti.





Google Earth Mars'a gitti

Gezgenlerarası takılan Google Earth 5.0 ile okyanus diplerini ve Mars'ın kızıl yüzeyini gezmek mümkün.



Google, Google Earth'e 4.3 sürümünden beri ilk güncellemeyi yaparak, yazılımın 5.0 sürümünü çıkardı.

Google Earth 5.0'ın burnunu sokmadığı yer yok. Eskiden okyaus ve denizleri, derinliklerine göre birkaç ton maviyle belirtmekle yetinen yazılım artık kumsallı kıyılardan okyanusun en derin noktası olan Mariana Çukuru'na kadar gezinebiliyor. Ayrıca, artık zamanda geri giderek görüntülenen bir bölgenin bundan 5 ay ya da 50 yıl önce nasıl göründüğünü öğrenmek mümkün. Böylelikle buzulları nasıl da erittiğimizi hızlı çekimde izleyebileceğiz.

Yazılım bu sürümüyle Dünya'dan da taşarak Mars'a da gidiyor. Artık Mars yüzeyini de gezdiren Google Earth'de, Mars kaşifi uzay araçlarının iniş yaptığı noktalar işaretlenmiş. Gezegenin yüksek çözünürlüklü fotoğraflarını görmek de mümkün. Bütün bu gelişmeleri mümkün kılan ise, Google'ın devasa sunucuları ve efsanevi Gdrive teknolojisi.

Google Earth 5.0, ücretsiz olarak indirilebiliyor.

Eee'den 9.5 saat pil ömrü


Asus, yeni Eee PC 1000HE'sinin pil ömrünün 9.5 saate kadar gittiğini iddia ediyor.



Mini dizüstü ortamının ilk gelenlerinden Asus, hayli kalabalıklaşan kulvardaki üstünlüğünü geri almaya çalışıyor. Şirketin son çabalarından biri, 10 inç ekranı 1000 serisinden çıkardığı yeni model 1000HE.

Eee PC 1000HE, (tamı tamına!) 1.66 GHz hızındaki yeni Atom işlemciyi kullanıyor ve Asus'un iddiasına göre yüksek tanımlı görüntü oynatabiliyor. Klavyesi ise, MacBook ve VAIO'larınkine benzer, daha kullanılabilir "çiklet" biçimi tuşlarla donatılmış. Ancak asıl etkileyici olan, cihazın 9.5 saate kadar dayanabildiği iddia edilen pili. Bunun için cihaza fazladan pil takmak gerekmiyor. 1000HE'de 160 GB'lık bir sabit disk sürücü, 10 GB'lık "Eee Online" çevrimiçi dosya depolama, WiFi, web kamerası gibi tanıdık özellikler bulunuyor.

Yurtdışında çoktan satışa çıkan 1000HE'nin fiyatı 400 dolar. Türkiye'de öyle olmayacağına ise eminiz.

Rubik küpünün mucidinden yeni icat


Meşhur Rubik küpünün mucidi Erno Rubik, "Rubik 360" adını verdiği yeni bir oyuncak yaptığını müjdeledi.


Rubik Küpü ile 80'lerde gençliği oyalamayı başaran Macar profesör Erno Rubik, yepyeni bir bulmaca oyuncağıyla yeni kuşağı da meşgul etmeyi amaçlıyor.

Yeni oyuncak Rubik 360, meşhur küpün düşünmeye dayalı çözüm yoluna kıyasla el becerisine çok daha fazla bel bağlıyor gibi görünüyor.

Rubic 360, iç içe geçmiş iki adet küreden oluşuyor. Amaç, iç kürenin içindeki 6 topu, dış kürede bulunan, kendi renklerindeki yuvalara sokmak. Aynı küpte olduğu gibi, bu basit sonuca varmanın bir tek ve karmaşık yolu bulunuyor.